Turnam Mardin’e Gider
Turnam Mardin’e Gider Türküsünün Hikâyesi
Turnam Mardin’e gider, uzak diyarlarda kalan bir sevdanın türküsüdür. Hikâye, memleketinden ayrı düşmüş bir gencin hasretiyle başlar. Genç adam ya askere gitmiş ya da geçim derdiyle gurbet yoluna düşmüştür. Ardında Mardin’de bıraktığı sevdiği, ailesi ve yarım kalmış bir hayat vardır. Gidemediği, dönemediği için içindeki sözleri bir turnaya emanet eder.
Turna, halk inanışında haber taşıyan kuştur. Uçtuğu yerden selam götürür, hasretleri birbirine bağlar. Genç adam her turna geçtiğinde başını kaldırır, ona seslenir. “Mardin’e gidersen selam söyle” der. Çünkü kendisinin gidecek gücü yoktur, yolu kapalıdır, kaderi uzaktadır.
Mardin’de kalan sevgili ise her gün göğe bakar. Turna geçer mi, bir haber getirir mi diye bekler. Ama turna suskundur. Günler geçer, mevsimler değişir. Gurbet uzadıkça umut incelir. Sevenler aynı gökyüzüne bakar ama birbirlerinden habersiz yaşlanırlar.
Türkü, bu karşılıksız bekleyişin, ulaştırılamayan selamların ağıdı olur. “Turnam Mardin’e gider” sözü, gidemeyenlerin, dönemeyenlerin, sevdiğine kavuşamayanların dilidir. Turna uçar, yollar aşar ama hasret yerinde kalır.
Bu türkü, gurbetin insana bıraktığı sessizliği ve uzaklığın yakıcı acısını anlatan bir ağıt olarak dillerde yaşamaya devam eder.